Eski bir zamanda ölmüş olan İskandinavyalı kadının sağladığı bakteriyel DNA, onu bilinen ilk veba hastası yapmakta.

Kadının dişlerinden elde edilen DNA yeni tanımlanmış atasal bir Yersinia pestis suşundan geliyor. Kadının kemikleri yaklaşık 20 yıl önce eski İskandinavya’lıların tarım yaptığı alanda bulunan toplu mezardan çıkartıldı. Kemiğin yaşına bakılacak olursa 5,040 ila 4,867 yıl arasında bulunduğu biliniyor.

Kopenhag Üniversitesi(University Of Copenhagen)’nden evrimsel genetikçi Simon Rasmussen ve ekibi aynı toplu mezarlıkta bulunan yetişkin bir erkeğin dişlerininde aynı bakteriye ait izler taşıdığını söyledi.

Yeni bulunmuş olan suşun modern ve diğer bilinen eski suşlarla karşılaştırılması yapıldığında, 5,000 yıl önce Güneydoğu Avrupa’da yoğun nüfuslu tarım topluluklarında bir veba salgını olmuş olma ihtimalini akla getiriyor. Rasmussen’in takımına göre daha sonra, meydana gelmiş olan bu salgın İskandinavya da dahil olmak üzere ticaret yolları aracılığıyla yayılmış. Günümüzden 8,000 yıl kadar önce başladığı düşünülen bu salgın görünüşe göre hızlı ve büyük nüfus düşüşlerine sebep oldu.

Kara Ölüm: VEBA

Bilim insanlarının düşüncelerine göre veba bakterisinin atasal formu yaklaşık 6,100 ila 5,400 yıl arasında Güneydoğu Avrupa’da Trypillia adı verilen bölgede gelişti. Rasmussen’in takımına göre Trypillia yerleşkeleri çok sayıda insanın yakın temasta bulunmasını sağlayan ilk yerleşkelerdi. Böylece bulaşıcı olan veba bakterisi evrimleşti. Daha sonrasında araştırmacıların iddia ettiğine göre ticaret yolları vebayı Trypillia yerleşkelerinden yaklaşık 10,000 ilâ 20,000 arasında nüfusa sahip olan Yamnaya olarak bilinen Batı Asya’lı çobanlara taşıdı. Bu senaryoda, Trypillia nüfusu tarafından hastalık bulaştırılmış olan çobanlar muhtemelen bu hastalığın yeni suşu olacak bu bakterilerin doğuda Sibirya’ya batıda ise İskandinavya dahil olmak üzere Avrupa’nın geri kalanına yaydı. Yamnaya’ların Avrupa’ya yaptıkları göçler kabaca Trypillia yerleşkelerinin terkedildiği ve yakıldığı dönem ile kesişmektedir. Bilim insanları bu yerleşkelerin yakılma ve terkedilme sebebinin muhtemel olarak veba salgınından, kaynaklandığını düşünmektedirler.

Rasmussen ve diğer araştırmacılar daha önceden, vebanın Yamnayalı çobanlar tarafından Asya’dan Avrupa’ya yayıldığından kuşkulanmışlardı. Rasmussen “Şimdi vebanın çobanlar gelmeden önce Avrupa’da bulunduğunu biliyoruz.” dedi.

DNA karşılaştırmaları İskandinavyalı kadında bulunan veba suşunun şimdiye kadar bulunmuş en eski veba suşu olduğunu kanıtladı. Yapılmış olan istatistik modellere dayanarak İskandinavya’lı kadında bulunmuş olan suşun ise 5,700 yıl önce muhtemelen başka bir Y.pestis formundan farklılaştığı ortaya konuldu. Rasmussen’in takımının araştırmalarına göre bundan önce bilinen en eski Avrasya veba suşu 4,800 ilâ 3,700 yıl öncesine aitti ve 5,300 yıl önceden köken alıyordu. Rasmussen ve ekibinin söylediklerine göre bu zaman aralıkları Trypillia yerleşkelerinin terkedildiği ve Yamnaya’lı çobanların batıya, Avrupa’ya doğru göçtüğü dönemlere denk gelmektedir.

Rasmussen ve ekibinin hesaplarına göre geçmişten günümüze gelen veba formları yaklaşık 5,100 yıl önce Doğu Asya’da (çoğunlukla Çin’de) ortaya çıktılar.

Araştırmacılar hala Trypillia yerleşkelerinde veba bakterisinin izlerine rastlayamadılar. Rasmussen ve takımı Trypillia yerleşkelerinde bulunan insan iskeletlerinde Y.pestis DNA’sını aramayı planlıyorlar.

Yeni keşfedilmiş olan veba suşu ise Londra’nın Francis Crick Enstitisü’nde çalışan evrimsel genetikçi Pontus Skoglund’un söylediklerine göre senaryoyu desteklemekte fakat Skoglund’un dediklerine göre ondan yüzyıllar önce hâla bulamadığımız bir veba suşu Avrasya’da yayılmış ve İskandinavya’ya gelmiş olabilir. Daha sonrasında bu suş ise Avrupa’lı çiftçileri, Yamnaya’lı çobanları ve İskandinav kadını etkileyen Y.pestis e köken sağlamış olabilir.

KAYNAK VE İLERİ OKUMA

-Bower B, “A 5,000-year-old mass grave harbors the oldest plague bacteria ever found,” ScienceNews, (2018 Aralık), <https://www.sciencenews.org/article/5000-year-old-mass-grave-harbors-oldest-human-plague-case> (30 Aralık 2018)

Author: Arda ŞENYİĞİT

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde okuyor. North Star Science'ın kurucusudur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir